Sünnet Cinayettir

Sahtekarlığın kol gezdiği bir ülkeden hiç bir sey olmaz ve olmadı da.

Şarlatan Türk doktorları yıllarca çıkarları uğurlarına ülkenin içine edip, çocukların geleceğini kararttılar. İnsanlara söylenilen yalanlar, aynı halının altına saklanmış bir çöplük yığını haline geldi ve artık sağından solundan patlamaktadır. Şarlatan Türk doktorları ve onlara inanan cahiller insanlığın utanç kaynaklarıdırlar.


Sünnetin yasaklanması isteyen genel cerrahi uzmanı Ord. Prof. Op. Dr. Cemil Topuzlu 1934'te şöyle demiştir: "Sünnetten üç çocuğun öldüğünü hatırlıyorum. Biri tetanostan, biri emorrajiden (kanamadan), üçüncüsü de kangren ve enfeksiyondan ölmüştü. Ölen çocuklardan başka, sekiz on çocuğun glansının kesilerek sakat kaldığını ve yüzlerce çocuğun aylarca ıstırap çekip yaralarının bir türlü iyileşmediğini gördüm. Sünnetten sonra sinir hastalıklarına tutulan çocuklar pek çoktur. Sünnetin asla faydası olmayıp, bilakis kötülüğü ve tehlikesi vardır."

Tarihi ile yüzlesmeye cesaret edemiyen, özeleştiri yapamayan bir toplumun fertleri felaketlerden kurtulamaz. Tabii ki yaşanacak felaketler bitmedi. Türkiye'de yaşayanlar kendilerini dünyanın merkezi ve herşeyin doğrusunu bildiklerini sandıklarından felaketleri yaşamaya devam edecekler.


1 – Kaan Otuk





2 - Efe Kaan Uçak





 3 - Baran Ünivar




 4 – Güven Dalkılınç




 5 – Ali Rıza Dağcı




 6 – Yasin Avcı



7 – Oğuzhan Aycan

8 – Ozan Williams


9 – Ömer Halis Demir



Her yıl pek çok erkek tıbben gereksiz sünnet operasyonlarında hayatlarını kaybederler. Bu ölümler milyar dolarlık sünnet endüstrisi tarafından saklanır.

Sünnet operasyonlarında hayatlarını kaybeden ve sakat kalan çocuklar