İslam'da Sünnet



Dinimiz sünneti farz kılmamıştır. Peygamberimiz de sünnetsiz idi. En garibi de, pek çok insan, sünnetin dinimizce farz olduğunu ve sünnet olunmaz ise Müslüman olamayacağını zanneder. Halbuki peygamberimiz sünneti farz yapmadığı, yani kati surette emretmediği gibi kendisi de sünnet olmamıştır.

Ord. Prof. Op. Dr. Cemil Topuzlu (Cerrah)

Kaynak: Türkiye Tıp Encümeni 30 Kasım 1934




Kur`an Sünnet işlemini onaylar mı ?

Kur’da’ki pek çok Ayette Allah bize insan dahil olmak üzere her şeyi en güzel şekilde yarattığını söyler.

"Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık." (Tin Suresi 4)

Bunun anlamı bebek anne rahminden çıktığı anda erkek ya da kız en ince ayrıntısına kadar mükemmel bir biçimdedir. Hiçbir değişikliğe ihtiyacı yoktur.

"Rahman'ın yaratışında her hangi bir kusur bulamazsın." (Mülk Suresi 3)

Sünnet operasyonunu destekleyenler bu operasyonun yapılmasının ardında hijyen ve diğer pek çok fayda var der. Bu açıkçası Allah'a bir hakarettir. Çünkü sünnet derisinin olmaması daha iyi olsaydi, Allah bütün erkek çocukları bu derileri olmadan zaten yaratabilirdi. Allah'ın bildirdiği gibi O yarattıklarını en güzel biçimde yarattı. Kur'ani anlayışa göre tıbbi araştırmalar sünnet derisinin pek çok faydalı amaca hizmet ettiğini göstermiştir ve bu deri Allah tarafından kasıtlı olarak bu amaçlara hizmet etsin diye yaratılmıştır.

Tüm bu ayetler bize Allah'ın insanoğlunu anne karnında erkek ve dişi olarak mükemmel yarattığını söyler.Erkekteki sünnet derisinin yaratılış gayesi maksatlıdır. Allah erkekteki bu deriyi yaratırken bir “hata” yapmamıştır. O'nun insanoğlunun eline bıçak alıp sanki dizaynındaki bir kusuru "düzeltme işlemi" gibi erkek organının bir kısmını kesmesine ihtiyacı yoktur.




İbrahim peygamber sünnetsizdi. İbrahim Peygamber'in sünnet olayı Kur'an'da yoktur. Kur'an'da İbrahim Peygamber'e geniş yer verilmiştir. Sadece ismine altmış-yedikez yer verilmiştir. Buna rağmen Kur'anda Hz.İbrahim'in sünnet hadisesinden ya da bununla ilgili bir emir aldığından bahsedilmemiştir. Daha ziyade Kur’an’da onun Allah’a inancı ve bağlılığı vurgulanmıştır ve takip edilmesi gereken de budur. Kur’an İbrahim Peygamberin Kabe’yi inşaasından ve diğer konulardan bahseder fakat kendi uzuvlarından birini kesmesini söylemez.


Musa Peygamber'in annesi oğlu Musa'yı sünnet etmemeyi seçti. Musa Peygamber'in, Yahudilerin en büyük peygamberi haline getirecek olan şansı, annesinin sünnet geleneğini yerine getirmemiş olmasıydı.

Kâhinler Firavun'a "Mısır'da yaşayan Yahudilerin soyundan birisi çıkıp senin saltanatına son verecek!" demişlerdi. Bunun üzerine Firavun, Yahudilerden doğacak olan bütün erkek çocukların öldürülmesini emretti. Annesi, Musa’yı üç ay boyunca sakladı. Ancak tehlike büyüyünce annesi, Musa’yı bir sepete koyarak Nil Nehri’ne bıraktı. Firavun’un kız kardeşlerinden biri çocuğu buldu ve ona baktı.Yahudilerin bütün erkek çocukları öldürülürken, o nasıl korunmuştu? Musa Peygamber kurtuldu, çünkü sünnetsizdi. Sünnetsiz olduğu için Mısırlı çocuk sanılmıştı. İşte bu çocuk büyüyünce, Yahudilerin en büyük peygamberi olan Hz. Musa oldu.