Feminizm ve Sünnet


Sünnet söz konusu olduğunda feministlerin tamamen ikiyüzlü olduklarını fark ettim.


Feministlerin erkek çocuk sünnetine sesiz kalmasının iki temel nedeni var: biri ikiyüzlülük, diğeri de cehalet.


İki feminist kadın.





Danimarka Çocuk Konseyi Başkanı Charlotte Guldberg'in sünnet için söyledikleri :
“Kız çocuklarının sünnet edilmeleri yasa ile yasaklanmışken, erkek çocuklarının doğar doğmaz sünnet edilmeleri kabul edilemez. Daha doğuştan kadın erkek eşitliğine aykırı bir davranış sergiliyoruz”

İzlandalı Parlamenter Silja Dögg Gunnarsdóttir'in sünnet için söyledikleri :
"Eğer kanunlar kız çocukları için sünneti yasaklıyorsa, o zaman erkek çocukları için de yasaklanmalı. Biz inanç özgürlüğüden değil, çocuk haklarından bahsediyoruz. Yetişkin herkes istediğine inanmakta özgür, ancak çocuk hakları inanç özgürlüğünden daha önemlidir."

Nil Gün, "Sünnetle İlgili Yalan ve Gerçekler" kitabının yazarıdır. İşte söyledikleri:
"Bir Kanada radyosunda bir annenin ikiz oğullarını sünnet ettirme gerekçesinin erkeklerden nefret etmek olduğunu söylemesi cinsel istismarın ta kendisi değil mi? Erkek çocuklarımızı bu insanlık dışı istismardan kim koruyacak? Erkeklerin de tam ve bütün olarak yaşamaya hakları var! Bebeğin ve çocuğun bedeni kendisine aittir. Anne babasına, doktora ya da sünnetçiye değil. Çocuk kimsenin malı değildir. İster erkek ister kadın sünneti olsun, böylesine barbarca bir uygulamanın uygar bir toplumda yeri yoktur. Sünnet bir istismardır."